Statü ne demek TDK ?

Efe

New member
Statü: Sadece Bir Kelime mi, Yoksa Hayatın Anlamı mı?

Merhaba forumdaşlar! Bugün size, aslında her gün duyduğumuz ama tam olarak ne anlama geldiğini bazen unuttuğumuz bir kelimeyi biraz eğlenceli bir açıdan anlatacağım: "Statü"! Hadi gelin, bu kelimeyi mizahi bir bakış açısıyla ele alalım ve bakalım gerçekten bu kadar ciddi mi, yoksa sadece bir "toplumsal oyun"dan mı ibaret?

Statü, TDK'ye göre, "bir kişinin veya bir şeyin toplumsal hayattaki yeri, durumu" demekmiş. Ama tabii, bu tanım bize birazcık sıkıcı gelmiş olabilir, değil mi? Hadi biraz daha eğlenceli bir şekilde bakalım. Statü deyince aklımıza sadece "kim daha popüler?" sorusu gelir mi, yoksa “Ooo, o kişi ne kadar yüksek statüde!” şeklinde bir bakış açısı mı gelir?

Erkeklerin Statüye Yaklaşımı: "Strateji Kuruyorum, Herkesin Yerini Öğreniyorum!"

Bazen erkeklerin bir araya geldiği ortamlara gittiğinizde, sanki bir strateji savaşı izliyormuş gibi hissedebilirsiniz. Her biri, nasıl daha çok tanınır ve daha yüksek statüye ulaşır, buna kafa yorar. Hani "gerçekten kimin en üst statüde olduğunu anlayabilmek için bir oyun kurmak gerek" diye düşünürsünüz. Herkes bir şekilde, tavırlarıyla, kullandıkları kelimelerle ya da belki de tam o anda kullandıkları telefon markasıyla (göz kırpma emojisi ekleyin) statülerini göstermek için bir tür "maskara stratejisi" kurar.

İşte, TDK'nin tanımına sadık kalacak olursak, erkeklerin genellikle "statü"yü bir tür sosyal yarış olarak görme eğilimi var. Yüksek maaş, pahalı araba, son model telefon… Erkekler, bazen statü dediğimiz şeyin, bir "rekabet alanı" olduğuna karar verirler. O kadar ki, hayatlarına giren her yeni kişi, aslında bir "rakip" olabilir. “Hangi restoran daha pahalı?”, “Hangi araba daha hızlı?”, “Kim daha iyi spiker?” tarzı düşüncelerle dolup taşan bir ortamda, statüye ulaşmak bir nevi "savaş stratejisi"ne dönüşür.

Erkekler için bazen bu, "kendi sınırlarını nasıl daha hızlı geçebilirim" sorusuyla bağlantılıdır. Birlikte bir yolda yürürken bile, en hızlı yürüyen kişi daha yüksek statüye sahiptir. Birbirine rakip olma, bazen bir ego savaşına dönüşebilir. Ancak en sonunda o yarışta kazanan, aslında belki de birlikte geçirilen bir akşamın keyfini çıkaran, sade bir şekilde "arkadaş" olandır.

Kadınların Statüye Yaklaşımı: “Benim Statüm Başkalarının Mutluluğunda!”

Şimdi gelelim kadınların statüye bakış açısına… Kadınlar için statü genellikle toplumsal ilişkiler ve empatiyle yakından bağlantılıdır. Tabii ki, burada “benim statüm başkalarına nasıl etki eder” düşüncesi ağır basar. Kadınlar, çoğunlukla, başkalarının duygusal ihtiyaçlarına duyarlı olurlar ve statülerini de bu ilişkilerdeki dengeyi kurarak yükseltirler. Hatta bazen statüyü bir “toplumsal bağ” kurma aracı olarak kullanırlar. Yani, kimse kimsenin ayağını kaydırmak için çaba harcamaz, ama yüksek statüye sahip olmak, diğer insanlarla olan bağları güçlendirmek için bir fırsat olarak görülür.

Düşünsenize, bir kadın bir grup arkadaşına katıldığında, durduğu yer aslında ne kadar “yukarıda” olduğunun bir ölçüsü değildir, tam tersine, tüm arkadaşlarının gülümsediği, sohbet ettiği ve herkesin kendini rahat hissettiği bir alan oluşturur. Buradaki yüksek statü, aslında o kişinin başkalarına değer verme biçimidir. Kimi zaman bir arkadaşına moral vermek, bir başkasının işine destek olmak, bazen de bir toplantıda en iyi öneriyi yapmak, “görünmeyen” ama etkili bir şekilde yükselmiş statüye işaret eder. Kadınlar, bazen bu konuda o kadar başarılıdırlar ki, çevrelerindeki insanları bir arada tutma gücü, onların statülerini derinden etkiler.

Tabii ki, kadınlar arasında da statü yarışları vardır, ama bu yarışta kazanan genellikle en “samimi” olan, en “yardımcı” olan ya da en çok “başkalarının mutlu olmasına katkı sağlayan” kişi olur. Statü, yalnızca maddi ya da fiziksel bir gösteriş değil, duygusal ve toplumsal ilişkilerle şekillenen bir kavramdır. Yani, kadınların bakış açısında statü, aslında toplumsal bir yapıdır.

Statü Oyununda Kazanan Kim?

Gelin hep birlikte düşünelim: Peki, bu statü meselesi gerçekten önemli mi? Erkekler yüksek bir statüye ulaşmaya çalışırken, kadınlar başkalarına değer vererek yükselebileceğini düşündüğünde, aslında birbirlerini tamamlayan iki yaklaşım görmüyor muyuz? Kim daha "üstte" olmalı? Kim daha çok kazandı? Kim daha etkili? Gerçek şu ki, bazen statü, tek başına bir yarış olmaktan çıkıyor, bir denge haline dönüşüyor.

Sonuçta, bu sadece kelimelerle anlatılacak kadar basit bir kavram mı, yoksa hepimizin içindeki sosyal bağlantıları güçlendiren karmaşık bir süreç mi?

Sonuçta Statü Nedir?

Statü, bazen “ben kiminle oturuyorum”dan, bazen de “ne kadar büyük bir evde yaşıyorum”a kadar bir sürü faktöre bağlıdır. Ama belki de en önemlisi, başkalarına nasıl hissettirdiğimizdir. Ne dersiniz, forumdaşlar? Statü sadece “görünen” şeylerden mi ibaret? Yoksa gerçekten de insanları birbirine bağlayan, onları anlamaya çalışan bir bağ mı?

Sizce statü, kişinin öz değerini yansıtır mı, yoksa sadece sosyal bir oyun mu? Erkeklerin stratejiyle kazandığı, kadınların ise ilişkilerle yükseldiği bu eğlenceli dünyada, statü üzerine düşünceleriniz neler?

Yorumlarda buluşalım ve birlikte tartışalım!