Okul öncesi duyusal oyun nedir ?

Ilay

New member
Okul Öncesi Duyusal Oyun: Hem Beyin Hem de Gülüş Kaslarını Çalıştırmak!

Merhaba sevgili forumdaşlar!

Bugün, okuldaki "o küçük ama neşeli beyin hücreleri"ni çalıştıran, çocukları daha zeki yapmakla kalmayıp, aynı zamanda bizim de gülme kaslarımızı harekete geçiren bir konuya dalıyoruz: Okul öncesi duyusal oyunlar! Evet, doğru duydunuz; oyun oynayarak hem çocukları eğlendiriyor hem de onları zihinsel olarak besliyoruz. Ama gelin görün ki, bu "duyusal oyun" olayı öyle bir şey ki, çoğu zaman başımızı döndürebiliyor. Neyse ki siz değerli forumdaşlarımla bu konuyu rahatça, kahkahalar eşliğinde ele alacağız. :)

Duyusal Oyunlar: Bir Çocuğun Evrensel Dilidir!

Çocuklar için oyun, her şeyden önce bir iletişim aracıdır. Tıpkı bir çocuk ile tuhaf, şaşırtıcı bir şekilde yan yana geldiğinizde, birbirinizi anlamak için “bıp bıp” sesleri çıkarmak gibi... Evet, bazen çocuklar bizim kafamızı karıştırsa da, duyusal oyunlar aslında onların dünyasında “en gerçek” dil! Onlar renkleri, dokuları, kokuları, sesleri keşfederken bizler sadece bakıp “Ne kadar yaratıcılar!” diye düşünmekle yetiniyoruz.

Fakat tabii, biraz daha derinlere inersek, okul öncesi duyusal oyunların çocukların gelişiminde nasıl dev bir etkiye sahip olduğunu da fark edebiliriz. Çocuklar oyunla öğreniyor ve aynı zamanda duyusal becerilerini geliştiriyorlar. Yani aslında bu oyunlar, eğitim sistemine gizlice sızmış bir "çocuk zekâsı taktiği"! Çocuklar için, “Öğrenmek çok sıkıcı” gibi bir kavram yoktur. Onlar için her şey eğlenceli bir oyun sahnesidir.

Erkekler: “Bunun Stratejik Yanı Ne?”

Evet, forumdaki değerli erkek arkadaşlarımız, belki şu an duyusal oyunların çocuk gelişimine nasıl fayda sağladığını düşündüğünüzde, beyninizin sağ lobunu aktif ettiniz, ama biraz daha mantıklı bir şeyler duymak istiyorsunuz, değil mi? Duyusal oyun, kesinlikle stratejik bir hamle olabilir. Çünkü çocukların fiziksel ve zihinsel gelişimleri, hangi alanda nasıl bir oyun oynayacaklarına karar verirken oldukça önemli.

Mesela, sıvı dolgulu oyuncaklar, kum havuzları veya ince motor becerilerini geliştiren her türlü malzeme... Bütün bunlar aslında bilinçli olarak seçilen birer strateji. Çocukları "gizlice" eğiten bir tür mini okula dönüşebiliyor. Eğer bu oyunlar bir "oyun" değilse, en azından biraz daha "eğitim" olmalı, değil mi? Yani, bir çocuk kumdan şatolar yaparken, aslında “kavrayış, ince motor becerileri ve üç boyutlu düşünme” dersini de alıyor. Kısacası, çocuklar eğlenirken, birer küçük mühendis yetiştiriyorlar.

Kadınlar: “Bunun Duygusal Yanı Ne?”

Evet, sevgili kadın forumdaşlarım, belki siz çocuklar için duyusal oyunları daha farklı bir gözle görüyorsunuz. Hani şu hepimizin bildiği "Empati" duygusuyla yaklaşılan bir tarafı var ya, işte tam orada devreye giriyorsunuz! Çocukların renkli oyuncaklarla oynaması, aynı zamanda onların "duygusal gelişimlerini" de olumlu etkileyebilir. Yani sadece fiziksel değil, duygusal olarak da besleniyorlar.

Mesela bir çocuğun bir topu yuvarlayıp onu yakalamaya çalışırken, aslında kendini "başarı" ve "başarısızlık" duygularıyla tanıştırıyor. Zihinsel ve bedensel olarak daha güçlü bir benlik geliştirmeye başlıyor. Bu da, ilerleyen yıllarda o çocuğun kendine olan güvenini artırıyor. Şimdi size soruyorum: Bir çocuk, kum tarlasındaki arı figürlerine bakarken duygusal olarak geliştirilmiyor mu? Kendini keşfeden, fark eden ve çevresiyle iletişim kuran o küçük birey, işte tam burada başlıyor!

Oyun, Koku, Renk… Hadi Çocuklar, Bir Adım Daha Atalım!

Tabii duyusal oyunlar yalnızca oyun alanlarıyla sınırlı değil. Çocukların çevrelerinde keşfettikleri her şey bir oyun aracı olabilir. Kokular, dokular, sesler… Sadece oyuncaklar değil, her şey potansiyel bir eğitim malzemesi. Çocuklar, yapbozlar, boyalar ve her türlü eğlenceli malzeme ile yeni dünyalar keşfederken, biz yetişkinler de bazen onlara bakarak gözlerimizi açabiliyoruz.

Kim bilir, belki de bir gün aramızda duyusal oyunlar hakkında yazacak en büyük uzman, bizzat çocuklardan biri olacak. (Ve tabii o çocuk bizden çok daha “duygusal zekâ” ve “yenilikçi fikirler”le donanmış olacak!) O zaman şunu kabul edelim: Okul öncesi duyusal oyunlar sadece birer "oyuncak" değil, büyük birer "hayal gücü mühendisliği"!

Sizce Hangisi Daha Önemli: Duyusal Oyunlar mı, Yaratıcı Oyunlar mı?

Şimdi, sevgili forumdaşlar, size bir soru bırakıyorum: Sizin için okul öncesi çocuk oyunlarında "duyusal oyunlar" mı yoksa "yaratıcı oyunlar" mı daha ön planda? Yani, çocukları gelişim açısından sadece fiziksel değil, duygusal ve zihinsel açıdan da desteklemek için hangisi daha etkili olurdu?

Fikirlerinizi sabırsızlıkla bekliyorum, aramızda gerçekten de bir oyun stratejisi uzmanı var mı? :)