Defter nasıl düzenli tutulur ?

Ilay

New member
Defter Nasıl Düzenli Tutulur? Sadece Düzen Meselesi Olmayan Bir Alışkanlık

Bir defterin ilk sayfasına bakınca çoğumuzun aklına aynı görüntü geliyor: temiz başlıklar, düzgün çizgiler, renkli kalemler, küçük kutucuklar ve birbirini takip eden maddeler. Sonra kendi defterimize bakıyoruz; yarım kalmış cümleler, kenara sıkıştırılmış notlar, farklı derslerin birbirine karıştığı sayfalar… Ve bazen bunu doğrudan “Ben düzenli biri değilim” diye yorumluyoruz.

Bence tartışılması gereken nokta tam da burada başlıyor. Defter tutmak gerçekten yalnızca bireysel disiplin ve düzen becerisi midir? Yoksa iyi bir deftere sahip olabilmek; okulun imkânları, ailenin ekonomik durumu, cinsiyet rolleri, dil, engellilik, ırk ve etnik kimlik, hatta kişinin gün içinde taşıdığı görünmez yüklerle de ilişkili olabilir mi?

Bir öğrencinin “neden düzenli not tutamıyorsun?” sorusuyla karşılaşması kolaydır. Daha zor olan ise “Düzenli not tutabilmen için sana hangi koşullar sağlandı?” sorusunu sormaktır.

Bu forum yazısında defter düzenini yalnızca renkli kalemler ve başlıklardan ibaret görmeyip sosyal faktörlerle birlikte ele almak istiyorum.

Defter Düzeni Neden Sadece Kişisel Bir Beceri Değildir?

Elbette defter düzeninde bireysel alışkanlıkların önemli bir payı var. Konu başlıklarını ayırmak, tarih atmak, önemli kavramları belirlemek, eski notları tekrar etmek ve anlaşılmayan yerleri işaretlemek gerçekten işe yarayabilir.

Ancak eğitim araştırmaları, öğrencilerin akademik deneyimlerinin yalnızca kişisel çabayla açıklanamayacağını gösteriyor. Sosyoekonomik durum ile akademik başarı arasındaki ilişkiyi inceleyen büyük bir meta-analiz, 74 bağımsız örneklemden ve 100 binden fazla öğrenciden elde edilen verilerde anlamlı bir ilişki bulunduğunu ortaya koymuştu. ERIC

Burada önemli olan şu: Ekonomik imkânlar doğrudan “daha güzel defter” anlamına gelmez. Fakat öğrencinin çalışma ortamını, zamana erişimini, teknolojik araçlarını, özel ders veya akademik destek imkânlarını ve eğitim kaynaklarına ulaşımını etkileyebilir.

Örneğin aynı derse giren iki öğrenciyi düşünelim. Birinin evinde sessiz bir çalışma masası, bilgisayarı ve interneti vardır. Diğeri ise kardeşleriyle aynı odada yaşamakta, okuldan sonra çalışmakta veya ev içindeki sorumluluklara zaman ayırmaktadır. İkinci öğrencinin notları daha dağınıksa bunu hemen “daha az disiplinli” olmasıyla açıklamak ne kadar adil olur?

Defter düzeni bazen bireysel davranışın, bazen de sosyal koşulların sonucudur.

“Düzenli Defter” Kavramının Toplumsal Normları

Düzen kavramının kendisi bile tarafsız olmayabilir.

Okullarda belirli bir defter görünümü çoğu zaman ideal kabul edilir: aynı renk kalemler, temiz sayfalar, düzgün yazı, başlıkların altının çizilmesi, boşlukların belirli bir biçimde kullanılması…

Fakat herkes aynı şekilde yazmaz. Disleksisi olan, motor becerileri farklı olan, görme güçlüğü yaşayan veya uzun süre yazmakta zorlanan bir öğrenci için “düzenli defter” başka bir anlam taşıyabilir.

Benzer şekilde, ana dili ders dili olmayan bir öğrencinin notları daha fazla kısaltma, farklı dil kullanımı veya semboller içerebilir. Bu durum otomatik olarak düzensizlik anlamına gelmez. Bazen öğrenci bilgiyi kendi zihinsel sistemine göre daha verimli biçimde kaydediyordur.

Araştırmalar da not alma yöntemlerinin öğrenmeyle bağlantılı olduğunu gösteriyor. Bellinger ve DeCaro'nun çalışması, not formatının öğrencilerin bilgiyi işleme biçimini etkileyebildiğini ortaya koyuyor. Sage Journals

Dolayısıyla amaç “herkes aynı görünüşte defter tutsun” değil, öğrencinin bilgiyi daha sonra kullanabileceği bir sistem oluşturabilmesi olmalı.

Cinsiyet Rolleri Defter Tutma Biçimini Etkileyebilir mi?

Bu konuda özellikle dikkatli olmak gerekiyor. “Kadınlar daha düzenlidir, erkekler daha dağınıktır” gibi ifadeler hem bilimsel olarak yetersiz hem de bireysel farklılıkları görünmez kılan genellemelerdir.

Bununla birlikte toplumsal cinsiyet rolleri insanların zaman kullanma biçimlerini ve kendilerinden beklenen davranışları etkileyebilir.

Örneğin kız çocuklarına ve genç kadınlara çocukluktan itibaren düzen, temizlik, sorumluluk ve ayrıntılara dikkat konusunda daha fazla beklenti yüklenmesi mümkündür. Bu nedenle bazı kadınların defterlerini daha ayrıntılı düzenlemeleri şaşırtıcı olmayabilir. Ancak bunu biyolojik veya değişmez bir “kadın özelliği” olarak görmek doğru değildir.

Nitekim Chen'in 1.072 lisans öğrencisiyle yaptığı araştırmada kadın öğrencilerin bazı not alma stratejilerini erkek öğrencilere kıyasla daha sık kullandığı görülmüştür. Araştırmada kadın öğrencilerin sınıf içinde kopyalama, ana noktaları seçme, organizasyon ve anlamayı izleme gibi stratejileri; ders sonrasında ise ayrıntılandırma, organizasyon ve yardım arama stratejilerini daha sık kullandıkları bildirilmiştir. Sage Journals

Fakat burada kritik ayrım şudur: Bir araştırmada grup ortalamaları arasında fark bulunması, bütün kadınların aynı, bütün erkeklerin farklı davrandığı anlamına gelmez.

Kadın öğrencilerin deneyimleri de birbirinden farklıdır. Ekonomik sınıf, etnik kimlik, engellilik, yaş, göçmenlik deneyimi veya bakım sorumlulukları cinsiyet deneyimini değiştirebilir.

Bu nedenle kadınların sosyal yapıların etkilerini anlatırken empati önemli. “Neden bu kadar dağınıksın?” demek yerine “Günlük hayatındaki sorumluluklar çalışma ve not alma biçimini nasıl etkiliyor?” sorusu çok daha anlamlı olabilir.

Erkekler açısından ise çözüm odaklı yaklaşım, “benim için böyle bir sorun yok” demek yerine sınıftaki veya evdeki eşitsizlikleri fark edip pratik destek yollarını düşünmek olabilir. Örneğin ortak not sistemi oluşturmak, ders materyallerini paylaşmak veya grup çalışmasında not tutma yükünü tek bir kişiye bırakmamak küçük ama somut adımlardır.

Sınıf Farkları: Defterin Görünmeyen Maliyeti

Defter düzeninin ekonomik boyutu çoğu zaman gözden kaçıyor.

Kaliteli defterler, farklı renklerde kalemler, fosforlu kalemler, tabletler, dijital kalemler, yazıcılar, uygulamalar veya bulut depolama hizmetleri herkes için aynı derecede erişilebilir değil.

Üstelik mesele yalnızca kırtasiye masrafı da değil. Zaman da bir ekonomik kaynaktır.

Bir öğrencinin okuldan sonra çalışması gerekiyorsa, ailesine bakım desteği vermesi gerekiyorsa veya uzun süre ulaşımda kalıyorsa, ders notlarını aynı gün yeniden düzenlemek için gerekli zamanı bulamayabilir.

Bu durum “daha az çalışıyor” şeklinde yorumlanabilir. Oysa aynı davranışın arkasında farklı yaşam koşulları bulunabilir.

Eğitim araştırmalarında sosyoekonomik durumun akademik başarıyla ilişkili olması da bu nedenle önemlidir. Büyük örneklemler üzerinde yapılan çalışmalar, okul ve öğrenci düzeyindeki sosyoekonomik değişkenlerin akademik sonuçlarla ilişkili olduğunu gösteriyor. ERIC+1

Dolayısıyla düzenli defter tutmayı teşvik ederken “herkes aynı araçlara sahiptir” varsayımından uzaklaşmak gerekir.

Irk, Etnisite ve Eğitim Deneyimi

Irk ve etnisite de eğitim ortamlarında deneyimleri etkileyebilen sosyal faktörler arasında yer alıyor. Burada da biyolojik veya kültürel bir “başarı farkı” varsaymak yerine kurumların ve sosyal koşulların etkisine bakmak daha açıklayıcıdır.

ABD Ulusal Eğitim Bilimleri Enstitüsü tarafından desteklenen bir araştırma programı, okullarda marjinalleşmenin ırk veya etnisite, cinsiyet, sosyoekonomik durum, göçmenlik statüsü ve dil gibi özelliklerle bağlantılı olabileceğini belirtiyor. Ulusal Eğitim İstatistikleri Merkezi
 
Üst