Narsist erkek olduğunu nasıl anlarız ?

Efe

New member
Narsist Erkek Olduğunu Nasıl Anlarız? Bir Hikâye Üzerinden Düşünelim

Merhaba forumdaşlar!

Bugün sizlere, belki de hepimizin bir şekilde denk geldiği, fakat çoğu zaman fark etmediğimiz bir konuyu biraz daha derinlemesine inceleyeceğim. Konu, özellikle duygusal ilişkilerde çok sık karşılaşılan ve fark etmesi zor olan bir mesele: Narsist erkek.

Hadi gelin, bunu biraz daha gerçekçi ve duygu yüklü bir şekilde ele alalım. İçinde hem stratejik düşünceler hem de empatik bakış açıları barındıran bir hikâye üzerinden, narsizmin ne olduğunu, nasıl fark edebileceğimizi keşfetmeye çalışalım. Her şeyin bir başı vardır, her ilişkide bir başlangıç… İşte o başlangıç anına bir göz atalım.

Birlikte Başladılar: Kısa Bir İntikam Hikayesi

Selin, yeni bir ilişkiye başlamıştı. Her şey oldukça hızlı gelişmişti. Bir akşam bir arkadaş toplantısında tanıştığı, Cenk adında biri, başta çok nazik, düşünceli ve ilgi doluydu. Selin'in iş yerinde yaşadığı stresli dönemi anlıyor, birlikte geçirdikleri vakitlerde ona sürekli moral veriyor, onu mutlu etmeye çalışıyordu. Her şey harikaydı. Cenk, adeta onun hayatındaki boşlukları dolduruyordu.

Ama bir şey vardı… Selin, bir sabah Cenk’in attığı mesajda garip bir şey fark etti. Mesajında bir nokta vardı, biraz daha dikkatle okuduğunda, “Senin gibi biriyle olmak bana çok şey kattı. Benim hayatımda bir eksiklik vardı, seni buldum,” diye yazıyordu. Bu cümle, Selin’in içinde bir şeyleri uyandırdı. Başta önemsiz bir şey gibi geldi, ama... Cenk’in biraz daha içsel bir boşluk hissettiğini, daha önce bahsetmediği bir şeyin olduğunu düşündü.

Kadınlar, çoğu zaman küçük detayları fark eder, duygusal bağ kurma konusunda son derece hassastırlar. Selin de öyle yapmıştı. Cenk’in söyledikleri, sadece bir iltifat değildi. Gerçekten, Cenk’in yaşamındaki boşluğu dolduran biri olmaktan mı bahsediyordu, yoksa bu biraz daha bencil bir söylem miydi?

İlk İşaretler: Benim İçin Her Şey Daha Önemli

Cenk’in, bir süre sonra Selin’e her konuda müdahale etmeye başlaması, ilk ciddi “alarm” sinyaliydi. Bu, ona hemen net bir şekilde narsist olduğunu gösteren bir işaret değildi, ancak Selin, zamanla Cenk’in düşünce tarzının oldukça kendini merkez alıcı olduğunu fark etmeye başladı. Her zaman “ben” kelimesi ön plandaydı.

Bir akşam, Selin, Cenk’e bir gün neler yapmak istediğini, hayallerini anlattığında, Cenk’in cevabı “Benimle ilgili her şey kesinlikle başarısız olamaz, çünkü ben ne yaparsam yapayım her işim yolunda gider,” şeklindeydi. Kadınlar genellikle ilişkilerde, karşısındakinin duygusal ihtiyaçlarına da önem verirken, erkekler bazen daha stratejik düşünür ve kişisel başarıya takılır. Cenk’in, sürekli olarak kendi değerini konuşması, ona duyduğu ilgi yerine, kendini büyütmeye çalışması Selin için kafa karıştırıcıydı.

Selin, kadının duygusal zekasıyla, durumu anlamaya ve çözmeye çalıştı. “Bunu geçiştirebilir miyim?” diye düşündü. Ama içinden gelen bir ses, “Bunu görmezden gelemem,” diyordu. Yavaşça, ilişkilerde daha fazla karşılıklı paylaşım ve empati isteyen bir yaklaşım içindeydi. Fakat Cenk’in, kendi egosunu sürekli olarak şişiren tavırları, her geçen gün daha fazla belirginleşiyordu.

Cenk ve Selin: Kendini Göstermek İsteyen Birisiyle Yaşamak

Zamanla Selin, Cenk’in her şeye kendisini dahil etmeye çalıştığını fark etti. Cenk, başkalarıyla olan ilişkilerinde de kendini sürekli olarak öne çıkarıyor, başarılarını ve zaferlerini abartıyordu. Her yeni başarı haberi, ona biraz daha yüksek sesle konuşma hakkı veriyordu gibi hissediyordu. Bu, aslında narsizmin bir göstergesiydi.

Selin, fark etti ki, Cenk’in sürekli kendine odaklanması, ona verdiği değer değil, daha çok ona olan ihtiyacıydı. Çünkü Cenk, başkalarına hayranlık duymak yerine, başkalarının onunla ilgilenmesini isterdi. Narsist erkekler, dikkat ve övgü arayışında oldukları için, ilişkinin çoğunluğunda kendilerini bir şekilde merkeze alırlar. Kadınlar ise, genellikle bu boşluğu ve ilgiyi verirken, bir noktada bunun ne kadar sağlıksız olduğunun farkına varırlar.

Selin’in içindeki hisleri karışıktı. Bir yandan onun söyledikleri çok iyi ve düşündürücüydü, diğer yandan Selin, sürekli bir denge arayışı içerisindeydi. Onun her sorunu çözmeye çalışan stratejik yaklaşımı ve kendisini merkez alması, Selin için ilişkiyi giderek daha tek taraflı bir hale getiriyordu. Bunu ne kadar görmezden gelse de, içindeki boşluğu artık narsist tavırlar dolduruyordu.

Sonuçta: Narsist Erkek Olduğunu Anlamak ve Tepki Vermek

Bir gün, Cenk’in, Selin’i sık sık eleştirmeye başladığını fark etti. “Seninle olmak o kadar da kolay değil,” diye bir yorum yaptı. Bu, bir noktada, gaslighting (kişiyi kendisine güvensiz hale getirme) ve kendini üstün görme davranışıydı. İşte o an, Selin’in içinde bir şeyler değişti. Kendini savunma ihtiyacı hissetti. Cenk’in her şeyi kendisi etrafında döndürmesi, bir noktada ilişkideki dengeleri alt üst etmişti.

Narsist erkeklerin ilişkilerde nasıl tepkiler verdiğini anlamak, aslında çok zor değildir. Erkeklerin daha çok bireysel başarı ve pratik çözümler aradığı, kadınların ise ilişkiyi ve empatiyi önemli gördüğü, bu tür bir yapıda olan ilişkilerde narsist davranışlar en çok zarar verir.

Sizce, Narsist Bir Erkekle İlişki Kurulabilir mi?

Evet, forumdaşlar, şimdi sıra sizde! Bu hikâye üzerinden narsist erkeklerle ilgili deneyimlerinizi, gözlemlerinizi paylaşmanızı bekliyorum. Hiç böyle bir erkekle karşılaştınız mı? O tür bir ilişkideki dinamikler hakkında ne düşünüyorsunuz? Kadınların ve erkeklerin farklı bakış açıları üzerine de fikirlerinizi merakla bekliyorum. Yorumlarınızı yazın, tartışalım!